1. Kararın Künyesi ve Giriş
Anayasa Mahkemesi (AYM), dijital verilerin aranması ve el konulması rejimini düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 134. maddesini, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkına aykırı bularak temelinden sarsan bir iptal kararı vermiştir. Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin somut norm denetimi başvurusu üzerine verilen bu karar, dijital delil elde etme sürecindeki yasal boşlukları ve usul eksikliklerini tescil etmiştir.
|
Karar Verisi |
Ayrıntılar |
|
Esas Numarası |
2023/128 |
|
Karar Numarası |
2026/36 |
|
Karar Tarihi |
12/2/2026 |
|
İtiraz Yolu Başvuran |
Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi |
|
İptal Edilen Hükümler |
CMK 134/1 (birinci cümle) ve 134/2 (birinci cümle) |
|
Yürürlük Durumu |
Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girecektir. |
2. CMK 134. Madde Uyarınca Dijital Arama ve El Koymanın Hukuki Şartları
Bir dijital inceleme işleminin hukuken geçerli kabul edilebilmesi için aşağıdaki kümülatif şartların varlığı aranmaktadır. Bu şartlardan birinin dahi eksikliği, yapılan işlemi ve elde edilen delili sakatlamaktadır:
Hukuki Geçerlilik Koşulları:
3. İmaj Alma ve Kopya Verme Zorunluluğu: Adli Bilişim Perspektifi
Müvekkil savunmasının teknik ve hukuki temelini, CMK 134/3 ve 134/4 maddelerinde düzenlenen "yedekleme" ve "kopya teslimi" usulleri oluşturur. Bir adli bilişim uzmanı gözüyle bu süreçler sadece şekli şart değil, delilin "aslına uygunluk" teminatıdır.
Bu iki usulün uygulanmaması, delil bütünlüğü ve denetlenebilirlik ilkelerini teknik açıdan imkansız kılar.
4. AYM'nin İptal Gerekçeleri: Ölçülülük ve Öngörülebilirlik Eksikliği
AYM, kararında CMK 134. maddedeki mevcut düzenlemenin Anayasa’nın 13. (Ölçülülük) ve 20. (Özel Hayatın Gizliliği) maddelerine aykırılığını tespit etmiştir. Mahkeme, devletin dijital veriler üzerindeki yetkisinin "sınırsız" olmadığını vurgulayarak şu üç ana eksikliği belirlemiştir:
AYM'ye göre, bu eksiklikler dijital el koyma rejimini "öngörülemez" kılmaktadır. Özellikle 134/1 ve 134/2'nin iptal edilmesiyle, 134/3 ve 134/4. fıkraların "uygulama alanı" kalmadığı Mahkemece açıkça ifade edilmiştir.
5. Usulsüz El Koymanın "Hukuka Aykırı Delil" Niteliğine Etkisi
İmaj alınmadan ve kopya verilmeden gerçekleştirilen işlemler, dijital verinin doğası gereği (kolayca değiştirilebilir, silinebilir, eklenebilir) delili "hukuki duyum/şüphe” seviyesine indirger. AYM’nin vurguladığı üzere, demokratik bir hukuk düzeninde "delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi" sadece usuli bir kural değil, adil yargılanma hakkının özüdür. 134/3 ve 134/4'teki güvencelerin bypass edilmesi, yargılamayı demokratik standartların dışına itmektedir.
6. Savunma Stratejisi: Müvekkil Bilgisayarlarına İmaj Alınmadan El Konulması Durumu
Müvekkilin cihazlarına yerinde müdahale edilerek imaj alınmaması ve kopya teslim edilmemesi durumunda izlenecek strateji şudur:
7. Sonuç ve Genel Değerlendirme
Nihai Hukuki Mütalaa: AYM’nin 2023/128 E. sayılı kararı, mevcut dijital el koyma usulünün birey haklarını korumada yetersiz olduğunu tescil etmiştir. Mevcut 9 aylık geçiş süreci, yasal bir boşluk oluşmaması içindir; ancak bu süre usulsüzlüklere meşruiyet kazandırmaz. İmaj alınmadan ve kopya teslim edilmeden gerçekleştirilen el koyma işlemleri sonucunda elde edilen veriler, veri bütünlüğü bozulmuş ve denetimden kaçırılmış materyallerdir. Bu verilerin hükme esas alınamazlığı savunulmalı; hukuka aykırı delillerin derhal dosyadan çıkarılması talep edilmelidir. AYM’nin iptal gerekçeleri, savunmamızın Anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
Av. Arb. Cengiz SERTTAŞ
(Türk ve Alman Barosu)